Yokluk

Yorgunluk ağır bir yorgan gibi kapladı tüm bedenini. Parmak uçları kıpırdayamamaktan karıncalanmaya başlamıştı.30 metrekarelik , tıkış tıkış eşya ile dolu bu odada, 180*200 ebatlarındaki bu yatakta, karanlıkta ve açlıkta karşılamıştı benliğini. İnsanın vücudunda ki sinirler, hormonlar, yağlar ve kaslar ne işe yarardı? Ne için vardı kollar ve bacaklar? Beyninin nöronları nelere tepki verirdi? Oksijeni çekti tıkalı olmayan sol burun deliğinden. Sağ tarafında ki eti aldırmadığına  pişman olmadı ilk kez. Bizzat kendiydi gözlerini kırpan. Öylece kalayım burada diye düşündü kalbi hala kan pompalarken. Renklerin, yemeklerin, teknolojinin, diğer beyinlerin uzağında kendi kendine yok oldu…