yaşlılık

Bugün yataktan çocuk gibi kalktım. Battaniyem yorganım yerleri süpürürken aldırmadım. Yatağımı toplamadım. Kahvaltı yapmak istemedim. Yapmadım. Güneş kömür isinin ardından bakmak istiyordu oturduğum şehre. Çok çabaladı ama beceremedi. Güneş öyle yapınca ben de işe gitmek istemedim. Çabalamadım. Gitmedim. Balkonda biraz ip atlasam diye düşündüm. Hava o kadar ağırdı ki nefes alınmıyordu. İnsanlar oylarını yakıyorlardı. Yanan oylar küçük bir çocuk gibi kalktığım günümü yaşlı bir insana devşirdi.

tütünlü zamanlar

Yıllar önce bir kedi vardı. Sıradan tüyleri olan sıradan bir kedi görüntüsü altında bir masal kahramanıydı. Küçücük bir öğrenci evinin daha küçücük bir odasında yaşadı. Dört duvar içinde koşturdu. Sahibinin koynunda uyudu uyandı. Sahibine mutluluk saldı. Çok kötü günlerdi. Kedi kendisini malvarlığı yapmadı. Kişilikli kaldı. Çok az yaşadı. Sahibi nedeniyle başladığı hayat yine onun nedeniyle son buldu. Sahibi onu hiç unutmadı. Hayat zor zamanlarda arda kalanlarla çoğalırmış. Sahibi bunu anladı.