Persona

Persona (1966)

Çok derin bir karanlık vardı havada. Pencere camında kendini gördü yoldan geçen aracın uzunları yanınca… Gözlerinin altındaki torbalar iyice belirginleşmiş miydi yoksa? Bir an umursayacak gibi oldu ama… geçti sonra. Bu kadar kasvetli mevzular varken hayatında yaşlanmasına kafayı takamazdı öyle değil mi? Hem hiç yakışık almazdı da. Kendinden utandı.

Kitapçıdan aldığı dvd ye daldı bir süre. İçinde ki kataloğu inceledi. Ne çok film kaçırmıştı son 4 yıldır. Oysa sinema tutkunuydu bir zamanlar. Tüm konuştuğu düşündüğü yazdığı sinemaydı…Geçti sonra; aynı şiir yazmayı, araştırma yapmayı bıraktığı gibi bırakmıştı sinemayı da…Dvd oynatıcıyı başlattı. Filme veremiyordu kendini. “Bir tek ben izliyorum bu filmi yeryüzünde şu an belki de”, dedi iç sesi. Bir de coldplay den viva la vide çalıyordu beyninde..-.I used to rule the world(eskiden dünyayı yönetirdim)
Seas would rise when I gave the word( bir sözümle denizler yükselirdi)
Now in the morning I sleep alone( şimdi sabahları yalnız uyanıyorum)
Sweep the streets I used to own( eskiden sahibi olduğum sokakları süpürüyorum)-

Dağıldı düşünceler şarkılar…Niye bütün olamıyordu ki toplumla. Toplumu yıllarca -tükaka- ilan etmişti dostlarıyla ama şimdi dostları o toplumun nadide çiçekleri olmuştu. Geride kalmıştı herşeyden. Herkes hıza yenik düşmüşken zamanı yaşamaya dalmıştı ve birden herkes büyümüşken o aynı yaşta takılmıştı. Oysa çocuk kalmak iyidir derlerdi ama parktaki tek çocuk oydu artık. Yalnızken nasıl tahterevalli de sallanabilirdi ki?

Kumandayı aradı bir süre odada. Kanepenin kenarına sıkışmış siyah zabaniyi ele geçirince bir rahatlama hissetti, evet yapabilirdi. O yapay ama bütünlüklü hisse dahil olabilirdi işte. Uyduyu açtıktan sonra kanalları gezindi ve buldu!! Birileri bu filmi yayınlıyordu, demek ki birileri daha vardı izleyecek olan, o birileri ile birbirine benzeyen tepkiler üretecekti 1 saat 24 dakika boyunca ve o birileriyle aynı hazzı alacaktı…Televizyonun en güzel tarafıydı bu işte aynı anda benzer şeyler yaşatmak benzer insanlara. Liv Ullmann’ın dilsizliğinde yaşam buldu beyni…“Persona” bir kez daha yankılandı bir sürü evde…

One thought on “Persona

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s