Ferda’nın Günü

Gözlemlediğim en güzel gündü. Sabah bulutsuz bir gökyüzü karşıladı insanları. Hafif esintili, nemsiz bir hava. Herkes bilir; yanık tenli insanların şehrinde böylesi havalar çok zor bulunur. Bir çoğunun yataktan hemen kalkmak istediği bir gündü. Artık yapılması gereken ne varsa hemen bitirilmeli ve güzel günün tadı çıkarılmalıydı. Benim gibi kendi işinin patronu olan insanlar işlerini sabahtan bitirip yeşilliklere koştular. Başka patrona bağlı olanlarsa buldukları pencerelere… Kim nereye koşarsa koşsun , azıcık da olsa gökyüzünü izleyebildiyse şanslıydı. 

Bu kadar hoşluğun olduğu gün tek bir kötülük gözlemledim, o da Ferda’nın kötülüğü. Ferda sabah çok zor kalktı yatağından. Ekim ayında bile sıcak olabilen şehrinde herkes serinlemenin yollarını ararken, o tüm evin havayla temasını kesmiş ve dışardaki serinliği hissedemeden uyanmıştı. Islak ensesinden yayılan koku en az 1 haftadır banyo yapmadığını kanıtlıyordu.  Ütüsüz gömleği ve pantolonu emanetti üstüne. Dışarıya çıkıp da arabasına yöneldiğinde gökyüzünü farkedemedi. Tam arabaya binerken mahallenin aç kedisi dolandı ayağına. Ama kedi yediği darbeyle çöp arabasının arkasına fırladı. Ferda işinde de tüm gün bilgisayarın başında oyalandı. Elindeki evrakların hiçbir işlemini yapmadı ama bilgisayardan indirmesi gereken tüm bilgileri indirdi. Ferda için önemli gün yaklaşmıştı artık. Son hamlelerini de yaptı ve akşam sinsice gitti kendi evine.

Yaşadığı apartmanda ki  tüm komşuları güzel günün etkisiyle huzur içinde evlerinde oturuyorlardı. Hatta yan komşusu Selin, aylardır Ferda’ya duyduğu sevgi dolu hisleri onunla paylaşmaya bile karar vermişti. Yaptığı kekin kokusu tüm binada yayılıyordu. Selin saat 21.40 da evinden çıktı ve Ferda’nın dairesinin önünde geldi. İçerde tüm tesisatını kuran Ferda ise kendisini ziyaret edecek ilk kişiyi bekliyordu. Allah biliyordu ya Ferda tam 6 yıldır ziyaret edilmeyi bekliyordu. Kimsesizce geçen günler içine kahır olmuştu artık. Bir zilini çalan olsa ne de mutlu olacaktı kim bilir. Hele de bugün yaptığı aletin etkisi son altı yıldır hazırladıklarından daha da güçlü hale gelmişken…

Saat 21.42 da Selin parmağını zile koydu. Heyecandan son bir kez derin bir nefes aldı ve zile bastı. O saat itibari ile artık o apartmanda hiç kimse heyecanlanamayacaktı. Yaşayamayacaktı. Güzel bir gün göremeyecekti. O gün o apartmanda herkes mutlu öldü. Ferda bile…

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s