Medikal kontes

Bugün ilacı bırakışımın sekizinci günü. İçimden bir ses -ki bu ses uzun süredir içimde küllenmişti- ona doğru git diyor. Biliyorum, asla yapmamam gereken bir şey bu. Ama içimdeki bu sesle baş etmemin tek yolu sesi hem duymak hem de duymazdan gelmek. Tuti, ilacı bırakmamdan 6 ay öncesinde başladı beni eğitmeye. Uyuşmuş hislerimden uyanık halime adım attığımda ilk aklıma gelecek olanın “o” olduğunu bana sürekli hatırlatıp nasıl karşı duracağımı hafızama işlemeye çalıştı. Neyse ki bir çok eksiğime rağmen güçlü bir hafızam var. Ne derler, insan beyninde düşündüğü şeyleri yaşamış gibi olur ve bu düşünceleri fiziksel aktiviteye döktüğünde çaylaklık çekmezmiş. Sanırım Tuti’nin istediği de buydu. Laf aramızda yine de çaylaklık çekiyorum.
İlk gün elimdeki damarlarların şişip beyazlaştığı gerçeğiyle karşılaştım. Daha sonraki 6 gün boyunca göz bebeklerim sarardıkça sarardı. Bugünse canım çekiyor. Ama ben şarabımı içip, balkondaki fesleğenlerimi sulayacağım, sabahtan beridir yapageldiğim gibi. Açlığı unutmak imkansız ama yönetmek gittikçe kolaylaşacak bir durum. En azından buna inanmak istiyorum.
NOT: Tutiye söylemeyeceğinizden emin olduğum için sizinle bir sırrımı paylaşmak istiyorum. Eğer fesleğenlerimin arkasında duran dolabın içindeki kanı çekilmiş iki ceset gibi olmak istemezseniz benden uzak durun…

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s