Month: June 2009

Tehlikeli beyin

Üç gün üç gece bilgisayar oynadı. Evler yaptı. Ordular kurdu. Savaşlara katıldı. Yendi tüm düşmanlarını. Ara verdikçe annesine baktı. Altını değiştirdi onun. Yemeğini yedirdi. Yatak yaralarına merhem sürdü. Hayatında elde edemeyeceği başarıları bir ekrandan kendine enjekte etti. Üçüncü günün sonunda annesi vefat etti. Yapayalnız…

Alkolik "broker"

Uyandığında sol kolu uyuşmuştu. Gece boyu zihninde dönen kabuslar, sabah ona bir uçuk hediye etmişti. Boşverdi. Kalktı. Ne olursa olsun taze olmalıydı bugün. Önüne çıkan engeller vız gelmeliydi bugün. Boğazı kurumuştu. Bilinçiz adımlarla buzdolabına yöneldi. Dolap kapısının alt rafındaki şişeyi aldı eline. Tam dudaklarına…

Bitiş

Ararsınız. Telefona çıkan sese öyle içten selam verirsiniz ki. Çok özlemişsinizdir. Ama o size aynı sevecenlikle karşılık vermeyince, 2-3 saniye içinde hayal kırıklığını yaşarsınız. Ne çok hesap vardır kafasında onun. Ne çok yargılamıştır hatalarınızı. Öyle çok karşılıklılık beklentisi sarmıştır ki bedenini. Sevemez, içten olamaz,…

Parfüm

Yaratıcılığımızın en hoş ürünlerinden birisi olan parfümü düşünüyorum son iki gündür. Şimdiye kadar kokladığım tüm parfümlerin beynimde bir kodu var. Her biri bir insan sanki. Nefes alan, yaşayan. Anılarım var parfümlerle. Dönem dönem sert kokularla yaşadım, dönem dönemse tatlı kokular çekti ilgimi. Baharatlı kokuları…