Eski dünya

Sakin sakin oturuyorduk burada. Tertemiz bir mavilik canlandırıyordu etrafımızı. Bir bahar havası esiyordu bina açıklıklarından. Tütsü kokuları yayılıyordu bahçelerimizden. Ne olduysa birden oldu. Önce bir sarı gömlekli çıkageldi kapıdan. Araladı maviliği. Bir kara bulut yerleştirdi aralığa. Sonra aynı adam kırmızı gömlek giydi. Yine başka bir kara bulut getirdi elinde. Onu yerleştirdi bu kez de. Her gömlekte aynı adamın maceralarına konu olduk. Niye bu sukuneti bozduk ki. Ne vardı sanki aynı adamı çağırmasaydık masamıza. Ortak etmeseydik aşımıza. Ne renk gömlek giyerse giysin başrolde hep aynı adam. Hangi küfrü etsek boşuna. Aynı adamlardan elbet bir gün kurtulunur umuduyla yine uyandık bakalım eski dünyaya…

Pediatrik güzellemeler

Mevsim güzelleşmeye, soğukları uzaklaştırmaya başladıkça etraf çocuk doldu. Evlere kapatılmış bir sürü bebek ve çocuk sanki zincirlerinden kurtulmuş gibi ortamlara salıverildi. Kimisi kucakta kimisi kontrolsüzce sokakta etrafımızı sardı. Kendimi olgun birisi olarak hissetmeye başladığımdan beridir bu küçük insanlardan korkmuşumdur. Ne zaman ne yapacaklarını bilemezsiniz. Bir an çok sessiz ve huzurlu iken aniden canavara dönüşebilirler. Küçük insan sahibi evebeynlerin evlerine konuk olursunuz. Konuşmayı yeni öğrenmiş o küçük insan ilk 10 dakikada size sevgi gösterirken, birden sizi evden de kovabilir. Dediğim gibi bilemezsiniz. Onları sevmek istersiniz ama onların sevgiden anladığı şey sadece ilgi odağı olmaktır. İşte bu çok tehlikeli. Dünyayı anlamaya çalışan küçük insanları sevmekten çok onları sadece bir ilgi odağı nesnesi haline getirirseniz elinizde ne idüğü belirsiz ( şu an nufusun %90nını oluşturan erkek ve kadınlara benzeyen) varlıklar geçer. Hiç çocuk yetiştirmedim. Bu işten ne anlayacağımı sorgulayabilirsiniz. Ama 28 yaşında bir birey olarak etrafımda benden büyüklerle çalıştığım bir ortamda, bu insanların çoğunun yetiştirilme kurbanı olduğuna bal gibi yemin ederim.
İşçi sınıfından bir aileden geldiyseniz ve istisna değilseniz,” freud”sal sorunlarınız az maddi sorunlarınzı fazla ise pek sorun yok. Çünkü zaten hayatın tokadını erken yemişsinizdir ve kaptırır gidersiniz yaşamaya. Zengin bir aile yaşantınız olduysa(ve istisna değilseniz)da tam tersi bir durum söz konusudur. Bunda da sorun yoktur çünkü ahlak sadece orta sınıflar içindir. Zenginlerde aranmaz. Ama eğer ki bir orta sınıf vakasıysanız vay halinize. İşte pediatrik güzellemeler bu vakanın küçük çocuklarında vücut bulur. Bin bir türlü ahlak çıkmazı, bin bir türlü maddi sorun olmayan maddi sorun mücadelesi(sınıf atlama talebi eksenli). Hastalık salgınları bile ilk önce bu çocuklarda kendini gösterir.Masalsız hayaller -ki küçük insalar için en tehlikelisidir- yaşayan bir çok orta sınıf küçük insanı ne dünyayı güzelleştirmeyi ne de kendini geliştirmeyi baz alır küçükken. Hep oyuncak peşindedir. Alınan oyuncaklarla da asla yetinmez hep bir başka modelini ister. Kızsa elektra erkekse oidipus komplexi içindedir. Ha bunda da sorun yok herkes bu psikolojik durumu yaşar ama orta sınıf küçüğü bu durumu gerçekten bir psikoza dönüştürebilen yegane varlıktır. Bu küçük varlıklar sistemin kılcal damarları olurlar büyüyünce. Sistem herşeyi orta sınıf insanından bekler. Bol bol alışveriş yapmasını, bol bol “gerekli kitap”(çoğu test kitabıdır) okuyup sisteme adam olmasını ister. Gereksiz kitap okuyup akıllananları hemen geri dönüşüm kutusuna atarlar. Bence geri dönüşüm kutusundakiler çok iyi insanlardır. İşte ben çocuğum olursa geri dönüşüm kutusunda yaşasın isityorum çünkü ben orada çok mutluyum. Çocuklardan korkmadığımız bir dünya diliyorum…

tanıklama

Büyük bir mahkeme kurulsun istiyorum. Tüm dünyanın mahkemede görevli olması ve bir o kadar da yargılanması için. Kimisi hakim kimisi savcı kimisi avukat olsun. Çoğu sanık yapsın kendini. Yerler değişsin dursun. Herkes her konumda bulunsun. Bilmiyorum aklanır mıyız ama gerçekten hepimizin yargılanması lazım. Herkes suçlu…

cümle takipçileri

İnsanların çoğu geçirmiş görmüş kimselerin açıklayıcı kıssadan hisse içerikli cümlelerini kendilerine amaç edinirler(Örnek:Mutluluk kelebek gibidir;Ne kadar çok kovalarsanız,sizden o kadar kaçar.Ama dikkatinizi başka şeylere çevirirseniz.Gelip yavaşça omuzunuza konar.) . Acaba o cümleler kurulmamış olsa, o şekilde yaşamak akıllarına mı gelmeyecektir? Yoksa o cümleler sadece bir hatırlatıcı mıdır? Kişiden kişiye bu veri değişir elbette. Ama görmüş geçirmiş şahsiyet cümlelerinin çoğu anlamsızdır işin açıkçası. Arada Oscar Wilde, Paul Auster gibi zeki olanları vardır onlara diyecek sözüm yok ama bence cümle takipçileri kendilerini kollamalıdır. Bir süre sonra o cümleler sadece bir süse dönüşmekte anlamını yitimektedir Zaten cümle takipçilerinin büyük bölümü de takip ettikleri cümlelere uygun hayat yaşamaz. Sadece biraz sıyrılmış bir beynin sunduğu azami çabayı yaşarlar. İstisnalar alınmasın.