Month: January 2009

Henry’yi anmak istedim

Devlet memuru olduğunu ve yasaları uygulaması gerektiğini söyleyen, bu sıfatlar dışında hiçbir sıfat geliştiremeyen polis memuru Sam Staples, 1946 yılında Henry’den “kelle vergisini” ödemesini istedi. Henry’nin cevabı kısaydı, “Hayır!”. Sam üsteledi,”Paraya sıkışıksan ben öderim ahbap.” Henry’nin sorunu bir prensip sorunuydu. Ona göre bu vergiyi…

kendime yazdım…

Ne istediğini bilen insanlardan mısınız? Uyandığınızda tüm gününüzü gözünüzün önünden geçirir misiniz? Hep bildiğiniz yoldan mı gidersiniz? Sürprizlerden nefret edip, her koşulda kontrolü elinizde mi tutarsınız? Ne kadar sıkıcısınız, farkında mısınız?

kardan kabuslar

Tüm gün yağmur yağdı. Akşam için gereken enerjinin hepsini damlalar aldı. Sıcak bir içeceğin telaşıyla koltuğuna daha da gömdü bedenini. Televizyon acımasızdı bugün de. “Yukardan mermi atılmış” diyordu kumaşlara bürünmüş bir adam. Soğuktu belli ki çok üşüyordu. Mutsuzdu geride kalmış kadın. “Silah sesini tüm…

hem monosum hem unayım

İki Atinalı varmış. Bir an olmuş konuşmuşlar. Bir kaç kez yaşamışlar bir kaç kez ölmüşler. Aralarında bu konulardan bir hukuk doğmuş. İnsanoğlu geçmişini unuturmuş. Atinalılar bunun üzerine kafa yormuş. Yorgunluk Poe ya “Monos ile Una’nın Konuşmasını” doğurtmuş….okumak isteyenlere http://www.eapoe.org/works/TALES/monosc.htm

parıldak vampirler

Genç bir kızın arka fondan gelen sesleri ile girilir ilk sekansa. Bir geyiğin kanıdır susamışlığı gideren. Sonra yeni bir şehir, yeni insanlar. Yabancılığın ilk tokadı. Hayat siyah beyazken aşk gelir. Gözler başka hiç bir teması kabul etmez. Aşk sivri dişlerden akar kıza. Güneşte parlayan…

güzel insanlar

GÜZEL İNSANLAR 20/06/2007 de 15.16 da bitti.Ekonomik sınıfta uçmayı severimNe kasar insanı ne de ziyan ederÖbür türlüsü kasvetli adamlarla bir dakika bin yıldan beterGerinerek oturamayanlarınDünyası dardırHer yere sığarlarEkonomik sınıfta uçmayı severimBenden benim gibi insanlarHer yeri kaplarBirbirimizi rahatsız da etsekDaralmayızNeyse ki her yerde varız Ş….

yaşlılık

Bugün yataktan çocuk gibi kalktım. Battaniyem yorganım yerleri süpürürken aldırmadım. Yatağımı toplamadım. Kahvaltı yapmak istemedim. Yapmadım. Güneş kömür isinin ardından bakmak istiyordu oturduğum şehre. Çok çabaladı ama beceremedi. Güneş öyle yapınca ben de işe gitmek istemedim. Çabalamadım. Gitmedim. Balkonda biraz ip atlasam diye düşündüm….